| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | impinge on f. | etkilemek | ||
|
Inevitable adversities among the staff impinge on his authority. Çalışanlar arasındaki kaçınılmaz anlaşmazlıklar onun idari gücünü etkiliyor. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | impinge on f. | etkilemek | ||
|
Inevitable adversities among the staff impinge on his authority. Çalışanlar arasındaki kaçınılmaz anlaşmazlıklar onun idari gücünü etkiliyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | impinge on f. | -e çarpmak | ||
| Genel | impinge on f. | tecavüz etmek | ||
| Genel | impinge on f. | çatmak | ||
| Genel | impinge on f. | -i etkilemek | ||
| Genel | impinge on f. | ihlal etmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | impinge on f. | çarpışmak | ||
| Öbek Fiiller | impinge on f. | kötü etkilemek | ||
| Öbek Fiiller | impinge on f. | zarar vermek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | impinge on someone or something f. | birine/bir şeye karışmak |
| Öbek Fiiller | impinge on someone or something f. | birine/bir şeye dokunmak |
| Öbek Fiiller | impinge on something f. | bir şeye burnunu sokmak |
| Öbek Fiiller | impinge on something f. | bir şeyi ihlal etmek |
| Öbek Fiiller | impinge on someone or something f. | birini/bir şeyi engellemek |
| Öbek Fiiller | impinge on someone or something f. | birine/bir şeye müdahale etmek |
| Öbek Fiiller | impinge on something f. | bir şeye çarpmak |
| Öbek Fiiller | impinge on someone or something f. | birini/bir şeyi etkilemek |
| Öbek Fiiller | impinge on something f. | bir şeye vurmak |